Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temaslarda bulunacağı Pakistan’ın İslamabad’a hareketi öncesi Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi.
İslamabad’da düzenlenecek 13. EİT Zirvesi’ne katılacak liderlerle ikili görüşmelerin yapılacağını aktaran Erdoğan, Türkiye’nin Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın kurucularından biri olduğunu anlattı.
Bakü-Tiflis-Kars gibi tren hatlarının da bu noktada ciddi katkısı olacağına dikkati çeken Erdoğan, “EİT’nin muazzam potansiyelini harekete geçirme noktasında halen bazı sorunlarla karşılaştığını kabul etmemiz gerekiyor. Teşkilat bölgesinin dünya nüfusu içindeki payı yüzde 6 olmasına rağmen, dünya ticaretindeki payı sadece yüzde 2’dir.” diye konuştu.
Teşkilatın ticaret hacminin, üye ülkelerin toplam dış ticaret rakamları içinde küçük bir yer aldığını anlatan Erdoğan, bu tabloyu değiştirmek için tüm ülkelerin sorumluluk taşıdığını kaydetti.
Bu açıdan İslamabad Zirvesi’nin tarihi bir fırsat olduğuna inandığını belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Üye ülkeler arasındaki ticari engelleri bertaraf etmemiz gerekiyor. Bu sebeple ticaretin serbestleştirilmesi yönünde önemli bir araç olan Ticaret Anlaşması’nı bir an önce hayata geçirmek istiyoruz. Bu anlaşmanın en geniş katılımla uygulamaya konulmasına özel önem veriyoruz. İslamabad Zirvesi sırasında kabul edeceğimiz 2025 Vizyon Belgesi’ni de bu hedeflere ulaşmak için bir yol haritası olarak görüyoruz. Biz bugüne kadar olduğu gibi teşkilatın etkinliğinin artırılması ve zirve kararlarının hayata geçirilmesi noktasında üzerimize düşeni yapacağız. EİT’nin bölgesel bir iş birliği platformu olarak daha da güçleneceğine, cazibesini daha da artıracağına inanıyorum. Bu açıdan ziyaretimizin hayırlara vesile olması Allah’tan temenni ediyorum. Katılacak olan bütün ülkelerin de ciddi bir hazırlık içerisinde olduğunu biliyorum.”
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile dün Beylerbeyi Sarayında yaptığı görüşmeye ilişkin bir soruyu yanıtlayan Erdoğan, “Genelkurmay Başkanımızla dün Beylerbeyi Sarayındaki görüşmemiz birinci derecede malum El Bab operasyonunun tamamlanması sürecine yönelik yapılan bazı çalışmalar var. Türkiye Amerika Rusya arasındaki bu görüşmelerde nerelere geldik, bundan sonra onlarla yapılacak, görüşmelerde ne durumdayız onların bir değerlendirmesini yapma fırsatı bulduk. Malum El Bab operasyonu tamamlandı. Ama bu oradaki sürecin bitmesi anlamına gelmiyor. Bizim buradaki hedefimiz Cerablus, Dabık, El Bab ve ondan sonra da koalisyon güçleri ile mutabık kalmamız halinde Münbiç ve Rakka’ya yönelik atılacak adımlar var. Bunları birliktelik içinde yürütmek önemli bir hedefimiz. Bunları uzaktan seyretmek gibi bir durum içerisinde olamayız. Daha önce bunları çok uzaktan seyrettik. Seyrettik ama bunların bize beli bedelleri oldu. ‘Artık hem masada, hem arazide olacağız’ dedik. Bunları dost ve müttefik ülkelerimize de söyledik” ifadelerini kullandı.
Erdoğan Hürriyet gazetesinin, geçtiğimiz cumartesi günü sürmanşetine taşığı Hande Fırat imzalı “TSK’nın son dönemdeki bazı algı operasyonlarından ‘rahatsız’ olduğunun işlendiği” haberine ilişkin ise şunları söyledi “Sizlerin de ifade ettiği gibi ismini verdiğiniz bu gazetede ön sayfada atılan başlık tabi içeride atılan başlık çok çok daha çirkindi… Ve 7 soruya 7 cevap öte tarafta karargah rahatsız gibi ifadeler bunlar tabi bizleri rahatsız ettiği gibi TSK’yı da rahatsız etti. TSK rahatsız olursa biz rahatsız oluruz. Biz rahatsız olursak TSK rahatsız olur. Burada yapılan atılan başlık terbiyesizlik seviyesizlik, Böyle bir başlığı atmaya ne gazete yönetimi ne de patronu muktedir değildir olamaz. Şu an bazı hukuki adımlar atıldı biz bunun takipçisi olacağız. Kimsenin devleti birbirine düşürmeye hakkı yoktur. Yok amiral gemisiymiş. Bizi kim kendi içimizde birbirimize düşürmeye çalışıyorsa bedelini ağır ödeyecektir. Bunlar eski alışkanlıklar. Herkes yerini konumunu bilecek” dedi. (AA,DHA)