Kurulduğu yıllarda, Havacılık Alanında Ulusal Danışma Komitesi ( NACA ) olarak hizmet veren, kaydedilen teknolojik gelişmelerin ardından uzay araştırmalarına ve uzay uçuşlarına imza atmasıyla ismini Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi ( NASA ) olarak değiştiren kuruluş tarafından geliştirilen basketbol sahası büyüklüğünde ki uzay aracı Juno’nun 600 milyon kilometre yol kat ederek, İngiltere’ye karşı ayaklanarak bağımsızlığını ilan eden Amerika Eyaletleri’nin Virginia Bağımsızlık Bildirisi’nin imzalandığı tarih olan 4 Temmuz’da yörüngeye oturacağı bildirildi.
37 farklı yakın uçuş gerçekleştirerek, yaptığı keşifleri dünyaya göndermesi düşünülerek inşa edilen Juno’nun herhangi bir aksaklık çıkmadan yörüngeye oturduğu takdirde, Samanyolu Galaksisi’nde bulundan Güneş Sistemimizin, en çok radyasyon yayan gezegeni Jüpiter’e en çok yaklaşabilen uzay aracı olma ünvanını eline alacağı belirtildi.
Yüksek basınçlara ve manyetik alana maruz kalacağı öngörülen Juno’nun görevini başarıyla yerine getirebileceği konusunda bir çok endişenin gündemde olduğu belirtilirken, endişeleri gündemine alarak bir açıklama yapan NASA yetkilileri, Juno’nun bir takım özelliklerini kamuoyu ile paylaştı. Paylaşılan özelliklerin en başında gelen en dikkat çekeni ise Juno’nun kalbini oluşturan bilgisayarın titanyumdan yapılmış bir kubbe ile koruma altına alınmış olması oldu. Juno’nun 20 ay boyunca manyetik alandan ve yüksek radyasyonlardan etkilenmeden çalışmasını sağlayacak olan titanyum kafesin radyasyon oranını 800 kat kadar azaltılacağının tahmin edildiği açıklandı.