• Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
Haber Oran
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Haber Oran
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Ana Sayfa Köşe Yazıları Avukatın Günlüğü

Haddini Bilmek: Kâinat Karşısında İnsan ve Ahlak

24 Eylül 2026
in Avukatın Günlüğü
0
0
PAYLAŞIM
10
GÖRÜNTÜLENME
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Kâinatın yaratılmış olduğunu ve arkasında ilahi bir irade bulunduğunu kabul etmek, insanın varlık alemindeki konumunu dürüstçe gözden geçirmesini gerektirir. Dünya, akıl almaz büyüklükteki kâinatta bir zerre; insan ise o zerrenin üzerinde, kozmik zaman bakımından bir andan ibarettir. İnsanın kâinattaki yeri, devasa bir sahildeki tek bir kum tanesinin üzerindeki görünmez bir noktadır.

Fakat asıl trajik olan insanın fiziksel küçüklüğü değil; bu küçüklüğüne rağmen kendisini Yaratıcı’nın temsilcisi, sözcüsü, hatta celladı olarak görme cüretidir.

Saniyenin milyarda birinde tüm insanlığı ve kâinatı yok etmeye muktedir olan mutlak bir Yaratıcı’nın, kendi iradesini tecelli ettirmek için bir toz zerresinin şiddetine, sopasına veya silahına muhtaç olduğunu düşünmek akla ve mantığa sığar mı? Bütün varlığı tek bir “Ol” emriyle yok edebilecek bir kudret, başkalarını cezalandırma yetkisini niçin bir toz zerresine devretsin?

Daha da çarpıcısı şudur: Kâinatı ve onun içindeki bütün düzeni yaratmaya muktedir olduğu kabul edilen bir Yaratıcı, insanların tamamını aynı inanca ve aynı düşünceye bir anda yöneltebilecek kudrete sahipken bunu yapmamışsa, insanın kendi sınırlı aklıyla başkalarını zorla aynı inanca sokmaya kalkması nasıl açıklanabilir? Yaratıcının yapabileceği halde yapmadığı bir şeyi, insanın Yaratıcı adına üstlenmeye kalkışması; bir kibrit alevinin Güneş’e nasıl ışık vermesi gerektiğini öğretmeye çalışmasına benzer. Yine bir kitabın tek harfinin, kitabın yazarına nasıl yazması gerektiğini öğretmeye kalkması neyse, insanın Yaratıcı adına konuşmaya kalkması da odur. Kâinatı meydana getiren bir Yaratıcı’nın karşısında, kâinattaki küçücük bir canlı olan insanın, Yaratıcı’ya “Şunu neden böyle yaptın, bunu neden böyle yapmadın?” diye hesap sorarcasına O’nun adına hüküm vermeye kalkması, varoluşsal bir akıl tutulmasıdır.

Gerçek dindarlık, Yaratıcı adına hüküm kesmek değil; yaratılmış olmanın sorumluluğunu idrak etmektir. İnsanın Yaratıcı’ya yakınlaşmak için başkalarının hayatını denetlemesine gerek yoktur. İyilik yapmak, dürüst olmak, emaneti korumak, gücü yettiğince haksızlığa karşı durmak, insana, hayvana ve doğaya merhamet göstermek zaten ahlakın en somut tezahürleridir. Kant’ın insanı asla bir “araç” yapmama ilkesi, Kuçuradi’nin insanın öz değerine vurgusu ve Yunus Emre’nin “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” düsturu aynı hakikate işaret eder: İnsan, başkalarının hayatını Yaratıcı adına dizayn etmeye çalışmadan önce kendi ahlakını inşa etmelidir.

İnsanın Yaratıcı karşısındaki en olgun ve tutarlı tavrı, O’nun adına konuşmak ya da başkalarını yargılamak değil; O’nun yarattığı âlemde dürüst, adil ve merhametli bir insan olmaya çalışmaktır. Kâinat karşısında bir hiç mesafesinde olan insanın, kâinatın Sahibi adına hüküm dağıtmaya kalkması en büyük ölçüsüzlüktür. Zira Yaratıcı’ya yakınlık iddiasından daha değerli olan tek şey, O’nun yarattıklarına karşı gösterilen saygı ve merhamettir..

Etiket: adaletahlakahlak felsefesiakıldin ve ahlakDoğaya SaygıdürüstlükDüşünce ÖzgürlüğüEmanetetikfelsefeHaddini BilmekhakikatHayvan Haklarıhoşgörüİnsanİnsan Haklarıİnsan Onuruİnsanlıkİyilikİyilik ÖrneğiKâinatKantkişisel bütünlükKuçuradimerhametÖzgür İradeÖzgürlüksorumlulukTevazuvicdanVicdan Özgürlüğüyaratıcıyaratılışyunus emre
  • Popüler
  • Yorumlar
  • En Yeni

Yarısı doldurulmuş bir bardağın ne kadarı boştur?

23 Mayıs 2020

ODTÜ’de okuyorum diyen biri nerede okuyor olabilir?

15 Aralık 2019

Bugs Bunny’nin rakiplerinden kırmızı saç, sakal ve bıyıklara sahip, çabuk sinirlenen, maden arayıcısı, haydut ve kovboyun adı nedir?

20 Şubat 2017

Daireye üst kattan veya çatıdan su sızarsa, ya da yağmur suyu basarsa ne yapılmalıdır?

27 Eylül 2018

Mirasçılık Belgesi almak için mirasçı olmaya gerek yok!

0

Brezilyalı Futbol Efsanesi Pele Hayatını Kaybetti

0

2023 Yılı Asgari Ücret 8500 TL Oldu

0

Volvo Yedek Parça Ankara İçinde Nereden Alınır?

0

Haddini Bilmek: Kâinat Karşısında İnsan ve Ahlak

24 Eylül 2026

Darbelerin Panzehiri: Hukuk Devleti

23 Eylül 2026

KİMLİKTEN YURTTAŞLIĞA

16 Eylül 2026

AYDINLANMA

15 Eylül 2026
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.