• Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
Haber Oran
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Haber Oran
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Ana Sayfa Yüksek Yargı Kararları

Boşanmada kusurlu olan taraf boşanma davası açamaz. Kusursuz Olanın Boşanma davası kabul edilir.

Boşanmada kusurlu olan taraf boşanma davası açamaz. Kusursuz Olanın Boşanma davası kabul edilir. T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ ESAS NO. 2016/7810 KARAR NO. 2016/8548 KARAR TARİHİ. 27.4.2016

11 Eylül 2018
in Yüksek Yargı Kararları
0
0
PAYLAŞIM
5
GÖRÜNTÜLENME
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

 

 

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2016/7810
KARAR NO. 2016/8548
KARAR TARİHİ. 27.4.2016

SAĞLIKLI CİNSEL İLİŞKİ KURULAMAMASI NEDENİYLE BOŞANMA

4721/m.174

6100/m.26

ÖZET : Dava, boşanma istemine ilişkindir. Tarafların evlilikleri süresince sağlıklı bir cinsel ilişki kuramadıkları yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Kadında, cinsel ilişkiye engel olacak fizyolojik ve psikolojik bir rahatsızlık saptanmamıştır. Cinsel ilişkiden kaçınanın kadın olduğuna dair bir delil de mevcut değildir. Bu halde, sağlıklı bir cinsel ilişkinin gerçekleştirilememesinde erkeğin kusurlu olduğu kabul edilmelidir. O halde boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken, delillerin takdirinde hataya düşülerek bu hatalı kusur belirlemesinin sonucu, kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. Öte yandan, kadının tanık beyanları da dikkate alınarak usulünce ekonomik ve sosyal durumu araştırılıp; çalışıp çalışmadığının, çalışıyorsa düzenli ve yeterli gelirinin bulunup bulunmadığının, tedbir nafakası ihtiyacının ortadan kalkıp kalkmadığının ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi, gerçekleşecek sonucuna göre tedbir nafakası ile yoksulluk nafakası talepleri hakkında karar verilmesi gerekirken; bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. Diğer yandan, davacı kadın dava dilekçesiyle birlikte diğer ziynet eşyaları yanında 2 adet çeyrek altının da aynen iadesini olmazsa bedelinin ödenmesini talep ettiği halde, mahkemece talep aşılarak 27 adet çeyrek altına karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ayrıca, dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile nafakalar yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, ziynet eşyası alacağı ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-) Mahkemece, ‘‘taraflar arasında cinsel ilişkinin gerçekleşmediği ve bu durumun her iki tarafın davranışlarından kaynaklandığı” gerekçesiyle tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları kabul olunarak, davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) taleplerinin reddine karar verilmiştir. Taraflar, 20.4.2013 tarihinde evlenmişler, davacı-karşı davalı kadın 28.10.2013 tarihinde boşanma davası, davalı-karşı davacı erkek ise 13.11.2013 tarihinde karşı boşanma davası açmıştır. Tarafların evlilikleri süresince sağlıklı bir cinsel ilişki kuramadıkları yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davacı-karşı davalı kadında, cinsel ilişkiye engel olacak fizyolojik ve psikolojik bir rahatsızlık saptanmamıştır. Cinsel ilişkiden kaçınanın davacı-karşı davalı kadın olduğuna dair bir delil de mevcut değildir. Bu halde, sağlıklı bir cinsel ilişkinin gerçekleştirilememesinde davalı- karşı davacı erkeğin kusurlu olduğu kabul edilmelidir. O halde boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken, delillerin takdirinde hataya düşülerek bu hatalı kusur belirlemesinin sonucu, davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1- 2) taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

3-)Boşanma davası açılmakla, eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar ve istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) alınması gereklidir (TMK. m. 169). Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m. 175) Mahkemece yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında kadının ev hanımı olduğu ve bir gelirinin olmadığı belirlenmiş, mahkemede tanık olarak dinlenen kadının babası tanık Hüseyin kadının davanın devamında grafiker olarak çalışmaya başladığını ancak alacağı ücretin kesinleşmediğini beyan etmiş, mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan kadının halen düzenli bir işte çalıştığı ve gelirinin olduğu gerekçesiyle

davacı-karşı davalı kadın yararına ara karar ile verilen tedbir nafakası hükümle birlikte kaldırılmış, aynı gerekçeyle kadının yoksulluk nafakası talebi de reddedilmiştir. Bu sebeple; davacı-karşı davalı kadının tanık beyanları da dikkate alınarak usulünce ekonomik ve sosyal durumu araştırılıp; çalışıp çalışmadığının, çalışıyorsa düzenli ve yeterli gelirinin bulunup bulunmadığının, tedbir nafakası ihtiyacının ortadan kalkıp kalkmadığının ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi, gerçekleşecek sonucuna göre tedbir nafakası ile yoksulluk nafakası talepleri hakkında karar verilmesi gerekirken; bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

4-) Davacı kadın dava dilekçesiyle birlikte diğer ziynet eşyaları yanında 2 adet çeyrek altının da aynen iadesini olmazsa bedelinin ödenmesini talep ettiği halde, mahkemece talep aşılarak (HMK m. 26) 27 adet çeyrek altına karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

5-) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/5, maddesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık , şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur. (HUMK. m. 381/2).

Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde kabul edilen ziynet eşyalarının ağırlıklarının hükümde gösterilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda 2. 3. 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatıranlara iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Etiket: ağır kusurboşanma nedenlericinsel ilişki kuramama boşanma nedeni midircinsel ilişki kuramayan boşanma davası açabilir mikusurmaddi tazminatsağlıklı cinsel ilişki kurtanıkyoksulluk tazminatıziynet eşyaları kime aittir
  • Popüler
  • Yorumlar
  • En Yeni

Yarısı doldurulmuş bir bardağın ne kadarı boştur?

23 Mayıs 2020

ODTÜ’de okuyorum diyen biri nerede okuyor olabilir?

15 Aralık 2019

Bugs Bunny’nin rakiplerinden kırmızı saç, sakal ve bıyıklara sahip, çabuk sinirlenen, maden arayıcısı, haydut ve kovboyun adı nedir?

20 Şubat 2017

Daireye üst kattan veya çatıdan su sızarsa, ya da yağmur suyu basarsa ne yapılmalıdır?

27 Eylül 2018

Mirasçılık Belgesi almak için mirasçı olmaya gerek yok!

0

Brezilyalı Futbol Efsanesi Pele Hayatını Kaybetti

0

2023 Yılı Asgari Ücret 8500 TL Oldu

0

Volvo Yedek Parça Ankara İçinde Nereden Alınır?

0

Cumhuriyet 103 Yaşında: Ciddiyet mi, Aydınlanma mı?

21 Ekim 2026

Devlet Yönetiminde “Bizden” Değil, Hukuk ve Liyakat Esas Olmalıdır

9 Ekim 2026

Borsa Kumar Değildir; Ancak Bunun Şartı Gerçek, Şeffaf ve Denetlenebilir Bir Piyasadır

2 Ekim 2026

Umut Vermek mi, Gerçeği Söylemek mi? Hukukta Dürüstlük, Güven ve Vicdan

30 Eylül 2026
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.