Poliste sorgusu süren terörist, Türkiye’ye nasıl geldiğini, talimatları kimlerden aldığını ayrıntılı bir biçimde anlatmaya devam ediyor.
Türkiye’ye yasadışı yollarla 2016’da geldiğini söyleyen terörist devamında şöyle dedi: “Ailemle 4 ay Zeytinburnu’nda kaldım. Sonra Kayaşehir’de bir ev kiralayıp taşındık. Suriye’deki DEAŞ emirinden 2016’nın kasım ayında ‘Konya’ya git’ talimatı aldım. Ailemle Konya’ya taşındım. Konya’da 1 ay kaldıktan sonra otobüsle İstanbul’a geldim. Kayaşehir’deki eve yerleştim.”“Ailemle 4 ay Zeytinburnu’nda kaldım. Sonra Kayaşehir’de bir ev kiralayıp taşındık. Suriye’deki DEAŞ emirinden 2016’nın kasım ayında ‘Konya’ya git’ talimatı aldım. Ailemle Konya’ya taşındım. Konya’da 1 ay kaldıktan sonra otobüsle İstanbul’a geldim. Kayaşehir’deki eve yerleştim.”
Örgütle haberleşmesini Telegram adlı uygulamayla yaptığını söyleyen terörist, DEAŞ’ın Suriye’deki emirinin kendisini aradığını söyledi. Emirin canlı bomba eylemi yapacak birini sorması üzerine araştırayım dediğini fakat emirin ‘Sen yapabilir misin?’ sorusu üzerine teklifi kabul ettiğini söyledi. Teröristin açıklaması şöyle: “Eylem sürecine 26 Aralık’ta başladım. O gece tanımadığım biri Telegram’dan ‘Eylemi kabul eden sen misin?’ dedi. Ben ‘Evet’ deyince, ‘Aşağı in, otobüs durağına gel’ dedi. Durağa gittim. Rusça konuşan Kafkas kökenli biri yanıma geldi. Bana taşınabilir bellek ile 700 TL verdi. ‘Kendine yeni bir ev tut’ dedi. Eve gidip USB’yi açtığımda, Rusça, eyleme dönük bir ses kaydı vardı. Ebu Cihad olarak tanıdığım biri bana Telegram’dan USB’deki sesin kendisine ait olduğunu söyleyen bir mesaj attı. 27 Aralık’ta Taksim Meydanı’na yanımda bulunan biriyle keşfe çıktım. Kamerayla etrafı görüntüledim. Sonra Başakşehir’de kiraladığım eve gittim. Eşimi ve çocuklarımı bu eve götürdüm.”
Terörist, eylemde kullandığı AK-47’yi (Kalaşnikof), dolu 6 şarjör ve silindir şeklinde 3 koyu renkli bombayı saldırıdan 2 gün önce başka bir teröristten aldığını söyledi.
Taksim’de eylem yapmak istediğini fakat yağıştan dolayı sakin olacağı ve güvenlik gerekçeleriyle bundan vazgeçtiğini emire söylediğini belirten Masharipov şöyle dedi: “Telegram’dan Taksim eyleminin iyi olmayacağını Suriye’deki emire ilettim. Daha sonra Ebu Cihad’dan bir mesaj geldi. ‘Bu saatte orada kimse olmaz, Reina diye bir diskotek var, oraya eylem yapabilirsin’ demesi üzerine yeniden Zeytinburnu’na döndüm. Taksiye binip silahsız olarak keşif yapmak için Reina’ya gittim. Dışarıdan gözetledim, içeri girmedim. Ebu Cihad’dan içeriyle ilgili görüntü istedim. Bana dans edenlerin görüntüsünü gönderdi. Tekrar taksiye binip Zeytinburnu’na döndüm.
Saldırıdan önce başka bir teröristten sırt çantası ve el çantası aldığını belirten terörist: “Sırt çantasında şarjörler vardı. El çantasına da silahı koydum. Bombaları cebime koyarak eylem için yola çıktım. Taksiyle Reina’ya gittim. Reina’ya yürürken cep telefonumu kırıp attım. Reina’nın kapısına geldiğimde girişte bir polis vardı. İçeri girmek için polisi vurdum.çeri girdiğimde hedef gözetmeksizin bütün şarjörleri bitirinceye kadar ateş ettim. 2 el bombası attım. (Flashbang tipi patlayıcıdan bahsediyor.) Montumu neden çıkardığımı hatırlamıyorum, o anki psikolojik durumdan dolayı herhalde. Cebimdeki son el bombasını çıkararak sol elime aldığımda pimi çektim. Flashbang elimde patladı. Sol elimden yaralandım, sakalım, saçım ve bıyığımın bir kısmı yandı. Öldüğümü zannettim, bir süre geçtikten sonra bir şey olmadığını anlayınca hafızam yerine geldi. Emekleyerek bir süre ilerledim, daha sonra ayağı kalkarak dışarı çıktım.” dedi.