• Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
Haber Oran
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Haber Oran
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Ana Sayfa Yüksek Yargı Kararları

Araç ile değil de yürürken zarar gören, üstü açık rögara düşen şahsın davası İdari Yargı’da görülmesi gereken tam yargı davasıdır.

Araç ile değil de yürürken zarar gören, üstü açık rögara düşen şahsın davası İdari Yargı'da görülmesi gereken tam yargı davasıdır.

17 Ağustos 2017
in Yüksek Yargı Kararları
0
0
PAYLAŞIM
4
GÖRÜNTÜLENME
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

 

 Araç ile değil de yürürken zarar gören, üstü açık rögara düşen şahsın davası İdari Yargı’da görülmesi gereken tam yargı davasıdır.

Araç nedeniyle olmayam kamusal zararlar, yolda meydana gelmiş dahi olsa, araç ile değil de yürürken zarar gören, üstü açık rögara düşen şahsın davası İdari Yargı’da görülmesi gereken tam yargı davasıdır.

T.C.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2016/16434
KARAR NO. 2017/1023
KARAR TARİHİ. 22.2.2017

>YAYA OLARAK YÜRÜRKEN ÜZERİ AÇIK SU RÖGARINA DÜŞME–YARGI YOLU–İDARİ YARGI

2577/m.2/1-b

2918/m.110

ÖZET : Dava; hizmet kusuru sonucu oluşan yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda davacının yaralanması 2918 Sayılı Kanun kapsamında bir trafik kazası sonucu olmayıp, yaya olarak yürürken üzeri (ağzı) açık olan su rögarına düşmesi sebebiyle oluşmuştur. Bu nedenlerle, eldeki uyuşmazlık 2918 Sayılı Kanun’un 110. maddesi kapsamında adli yargıda görülmesi gereken bir uyuşmazlık mahiyetinde değildir. Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü bir kamu tüzel kişisidir. Anılan tüzel kişiliğin eylem ve işlemleri kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre, davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedeni de, davalı idarenin hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesi istemidir. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerekir. Mahkemece, davalı idare yönünden uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekir.

DAVA : Davacı … vekili tarafından, davalı Balıkesir Karayolları Müdürlüğü 141. Şube Şefliğine İzafeten Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine 04/10/2013 gününde verilen dilekçeyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/05/2016 tarihli kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, hizmet kusuru sonucu oluşan yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, seyyar hırdavat toptancısı olarak çalıştığını, işi gereği sürekli seyahat ettiğini, 12/06/2012 tarihindeki iş seyahati sırasında … adresinde bulunan … ünvanlı işyerine gittiğini, görüşmesinden sonra arabasına doğru giderken işyeri önünde bulunan üstü açık su rögarına düştüğünü, bacağında parçalı kırıklar oluştuğunu, davalı idarenin hizmet kusuru sebebiyle … İdare Mahkemesinde tam yargı davası açtığını, mahkemenin görevsizlik kararı verdiğini, görevsizlik kararını temyiz etmediğini iddia ederek davalı idarenin hizmet kusuru sebebiyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı idare, idareleri açısından illiyet bağı unsurunun gerçekleşmediğini, idarenin plan ve projeye aykırı bir fiilinin mevcut olmadığını, söz konusu yolun 2001 yıllarında yapıldığını, yaklaşık 12 yıldır herhangi bir şikayetin idarelerine ulaşmadığını, davacı sürücünün dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak zararın oluşmasında 1. derecede kusurlu olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davacının maluliyet oranı ve tarafların kusur oranları belirlendikten sonra hesap bilirkişisinden rapor alınarak; davacının, davalının hizmet kusuru sebebiyle yaralanarak malül kalması sebebiyle kişilik haklarının zedelendiği, tedavi süreci ve sonrasında yaşamış olduğu elem ve ıstırabın giderilmesi amacıyla manevi tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin tamamen manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İşbu dosya içerisine alınan … İdare Mahkemesi’nin 2013/1266 esas – 2013/1119 karar sayılı dosya örneği ve kararının incelenmesinde; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinde 2011 yılında 6099 Sayılı Kanun’un 14. maddesiyle yapılan değişiklik sebebiyle adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir.

Sözü edilen Kanun’un 6099 Sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara dair olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.” denilmektedir.

Görüldüğü üzere, anılan Kanun’un 110. maddesinde yapılan değişiklik metninden; Karayolları Trafik Kanunu’ndan kaynaklanan sorumluluk davalarında motorlu araç işletenin kamu kuruluşu olması halinde dahi davanın adli yargı mahkemelerinde görüleceği anlaşılmaktadır. Ancak, somut olayda davacının yaralanması 2918 Sayılı Kanun kapsamında bir trafik kazası sonucu olmayıp, yaya olarak yürürken üzeri (ağzı) açık olan su rögarına düşmesi sebebiyle oluşmuştur. Bu nedenlerle, eldeki uyuşmazlık 2918 Sayılı Kanun’un 110. maddesi kapsamında adli yargıda görülmesi gereken bir uyuşmazlık mahiyetinde değildir.

Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü bir kamu tüzel kişisidir. Anılan tüzel kişiliğin eylem ve işlemleri kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre, davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedeni de, davalı idarenin hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesi istemidir. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerekir. Mahkemece, davalı idare yönünden uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 22.02.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Etiket: adli yargıaraçgörevidari yargıkarayoluyayanın zarar görmesi
  • Popüler
  • Yorumlar
  • En Yeni

Yarısı doldurulmuş bir bardağın ne kadarı boştur?

23 Mayıs 2020

ODTÜ’de okuyorum diyen biri nerede okuyor olabilir?

15 Aralık 2019

Bugs Bunny’nin rakiplerinden kırmızı saç, sakal ve bıyıklara sahip, çabuk sinirlenen, maden arayıcısı, haydut ve kovboyun adı nedir?

20 Şubat 2017

Daireye üst kattan veya çatıdan su sızarsa, ya da yağmur suyu basarsa ne yapılmalıdır?

27 Eylül 2018

Mirasçılık Belgesi almak için mirasçı olmaya gerek yok!

0

Brezilyalı Futbol Efsanesi Pele Hayatını Kaybetti

0

2023 Yılı Asgari Ücret 8500 TL Oldu

0

Volvo Yedek Parça Ankara İçinde Nereden Alınır?

0

Cumhuriyet 103 Yaşında: Ciddiyet mi, Aydınlanma mı?

21 Ekim 2026

Devlet Yönetiminde “Bizden” Değil, Hukuk ve Liyakat Esas Olmalıdır

9 Ekim 2026

Borsa Kumar Değildir; Ancak Bunun Şartı Gerçek, Şeffaf ve Denetlenebilir Bir Piyasadır

2 Ekim 2026

Umut Vermek mi, Gerçeği Söylemek mi? Hukukta Dürüstlük, Güven ve Vicdan

30 Eylül 2026
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.