T.C.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2014/17583
KARAR NO. 2015/2600
KARAR TARİHİ. 5.3.2015
>VESAYET ALTINDAKİ KISITLININ, VASİNİN ONAYINI ALMADAN BİZZAT, AVUKATA VEKALET NAME VERİP DAVA AÇTIRMASI HALİNDE MAHKEMENİN YAPMASI GEREKENLER.
6100/m.114,115
4721/m.462
Davacı S. N. vekili tarafından, davalı T. C. İ. aleyhine 9.10.2013 gününde verilen dilekçeyle kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen 17.7.2014 tarihli kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR
Dava, kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının kendisine hakaret etmek suretiyle kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek, davalıdan manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/1364 Esas 2006/120 Karar sayılı kararı ile vesayet altına alınmış olması sebebiyle dava açma yetkisinin bulunmadığı, bu hususun 6100 Sayılı HMK’nun 114/1-d maddesi gereğince dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava şartının yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının kısıtlılık altında olduğu ve eşinin vasi olarak tayin edildiği anlaşılmasına rağmen, davacı bizzat vekalet vermek suretiyle kendisini vekille temsil ettirerek dava açmıştır. Mahkemece yapılacak iş, 6100 Sayılı HMK’nun 114. ve 115. maddelerine göre vasiye davaya icazet verip vermediği, davayı takip edip etmeyeceği, davayı takip için TMK’nun 462. maddesi gereğince izin alıp almayacağı konularında tebligat yapılarak söz konusu eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava şartının yokluğundan bahsedilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 05.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.