Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, referandum çalışmaları için bugün saat 12.30’da özel uçakla Erzurum’a geldi. Ulu Cami’nde Cuma namazını kılan Numan Kurtulmuş’un camiye girişi sırasında önü, eşi darbe girişimi sonrası tutuklanan Nazife Kayacı tarafından kesildi. Sorunlarını yazdığı mektubu Numan Kurtulmuş’a ileten Nazife Kayacı Erzurum’da görevli Yarbay olan eşi Ramazan Kayacı’nın 19 Temmuz günü suçsuz yere tutuklandığını iddia etti. Kocasının iddianamesinin halen hazırlanmadığını belirten Nazife Kayacı, iki çocuğu ile lojmandan çıkarıldıklarını belirterek yardım istedi. Nazife Kayacı, “Kocamla birlikte 4 arkadaşı suçsuz yere cezaevinde. Suçlu ile suçsuz artık ayırt edilsin. Yandık, bittik” diye konuştu.
Numan Kurtulmuş cuma namazı sonrası Vali Seyfettin Azizoğlu’nu makamında ziyaret etti. Referandum çalışmaları için şehirleri dolaştıklarını hatırlatan Kurtulmuş, her geçen gün ‘evet’ oylarının arttığını savundu. Kurtulmuş şunları söyledi:
“Ben her hafta birçok ile giden birisi olarak, gördüğüm manzara şudur: Bir kere son derece demokratik ve medeni bir kampanya yürütüyoruz. İnşallah sonuna kadar böyle devam eder. Bu kampanyayı zehirlemek isteyen şer güçleri, buna fırsat bulamazlar diye ümit ediyorum. ‘Evet’ diyenler, ‘Hayır’ diyenler, herkes çıkıyor, görüşlerini ifade ediyor. Bu anlamda son derece olgun bir kampanya yürütüyoruz. Her geçen gün kampanyanın dozajı arttırıldıkça, ‘evet’lerin oranı daha da artıyor. 16 Nisan akşamından itibaren Türkiye yeni bir yönetim sistemine doğru geçecektir. Milletimiz için bereketli, uğurlu olsun. Türkiye 16 Nisan’dan sonra tabiri caizse ayaklarındaki prangalardan kurtularak, koşar adım, uçar adım yoluna devam edecek. Güçlü Türkiye olma istikametinde mücadelesini sürdürecektir” diye konuştu.
Suriye’deki Rus askerlerinin kolundaki YPG bayrağı ile ilgili basın mensuplarının sorularını değerlendiren Kurtulmuş şöyle konuştu:
“Biz terör örgütlerinin hiçbirini diğerlerinden ayırt etmiyoruz. Bizim için ha DEAŞ, ha YPG hiç fark etmiyor. Ya da bir başka terör örgütü. Dolayısıyla diğer ülkelere de tavsiye ediyoruz, terör örgütleri arasında ayrımcılık yapmayın. ‘Bize yakın terör örgütleri’, ‘bize karşı olan terör örgütleri’ diye görmeyin. Terör örgütleriin hepsi insanlık düşmanıdır. Hepsi bütün ülkelerin düşmanıdır. Dolayısyla Amerika’nın da, Rusya’nın da diğer ülkelerin de buna fevkalede dikkat etmesi lazım. Türkiye Suriye’nin kuzeyinde Kürt kardeşlerimizin varlığından rahatsız değildir. Türkiye’nin rahatsızlığı, Suriye’nin kuzeyinde bir PYD devletinin oluşmasıdır. Amerikalılar’a, Rusyalılar’a söylemiş bir söz olarak görün, kararı kendileri vermesi lazım. Yani 3- 5 bin PYD mitanını mı tercih edecekler, 80 milyonluk istikrarlı bölgenin en büyük ordusuna sahip Türkiye Cumhuriyeti devletini mi?”
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, valilik ve Ak Parti ziyaretinin ardından Nene Hatun Kültür Merkezi’nde Sivil Toplum Kuruluşu (STK) temsilcileri ve muhtarlar ile istişare toplantısına katıldı. Eşi Sevgi Kurtulmuş’un da yer aldığı toplantıda konuşan Kurtulmuş referandumda niçin ‘evet’ denilmesini gerektiğini anlattı. Geçmiş hükümetlerden örnekler veren Kurtulmuş şunları söyledi:
“Çift başlı olan bir sopayı istediğiniz kadar toprağa sokmaya çalışın sokamazsınız. Kuvveti biri o tarafa götürür, biri bu tarafa götürür. Yönetim de öyledir. Yönetimde çift başlılık olursa baba oğul olsa, abi kardeş olsa aralarındaki tartışma kaçınılmazdır. Türkiye’nin yakın tarihindeki bu çatışmalarından birkaç örnek vereceğim. Sayın Korutürk ile Demir arasındaki tartışma. Birisi Cumhurbaşkanı birisi başbakan. Birisi diyorki felanca genelkurmay başkanı olsun, öteki diyorki filanca genelkurbay başkanı olsun, anlaşamışıyorlar. Sonra diyorlarki seninki de olmasın, benimki de olmasın, kimi getiriyorlar Kenan Evren Paşa’yı getiriyorlar. Kenan Evren de paşa paşa darbenin taşlarını, yolun taşlarını döşemeye devam ediyor. Eğer orada yönetimde çift başlılık olmasa, bir başka birisi genelkurmay başkanı olsa belki 12 Eylül’ün yolunun taşları döşenmiş olmayacaktı. 1994 Cumhurbaşkanı Demirel, Başbakan Demirel’in kolundan tutup getirdiği, başbakanlık koltuğuna oturttuğu Tansu Çiller. Öyle mi Tansu Çiller’in siyasi gücü var mıydı, yoktu. Yine krizin nedeni senin adamım mı, benim adam mı güç mücadelesi. Bu mücadelelerin sonucunda maalesef Türkiye en büyük ekonomik sıkıntılarından birini yaşamış Türk lirası dolara karşı yüzde yüz değer kaybetmiş, Türkiye ekonomisi allah bullak olmuştur. Hatta Süleyman Bey’in Tansu Çiller için şöyle dediği söylenir; Ya şu Tansu Hanım kadın olmasaydı onu camdan aşağı atarım demiş. O kadar aralarındaki anlaşmazlık, sürtüşme ayyuka çıkmış.”
15 Temmuz darbe girişimi sürecinede de değinen Numan Kurtulmuş, “12 Eylül’de olduğu gibi, bizim çocuklar darbe yaptı diye resmi nota da yazıyor. Kriptolu haberleşmede Amerika Birleşik Devletleri’nin Ankara Büyükelçisi Washington’a kripto çekiyor ‘merak etmeyin, bizim çocuklar darbe yaptı’, birileri arkadan itiyor. Şimdi bir daha birilerinin Türk Silahlı Kuvvetleri’ni kullarak, kışkırtarak darbe yapmasına Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içerisindeki darbe heveslisi bir avuç çapulcunun da buna teşkil olmasına müsade etmeyeceğiz” dedi. (DHA)