Almanya ile olan toplantı gerilimine ilişkin Erdoğan, “Benim Adalet Bakanım, hem resmi görüşmesini yapacak, hem oradaki vatandaşlarımıza şu kampanyayı anlatacak. ‘Orası otomobil parkına uygun değildir, onun için müsade edemeyiz’ diyerek Adalet Bakanımızı konuşturtmuyorlar. Anında, dünyada görülmemiş; 2 saatte Anayasa Mahkemesi karar alıyor. Ve benim orada konuşma yapmam; video konferansla engeliyor. Fakat Cemil Bayık’ı Kandil’den oraya bağlıyorlar ve Cemil Bayık orada konuşmasını yapıyor. Bunların teröre yardım ve yataklık yapmaktan yargılanması gerekir. Şimdi bir de niye bu olayı bu kadar köpürtüyoruz gibi laflar konuşmaya başladılar. Durun bakalım daha işin başındayız. Daha çok uluslararası toplantılarda sizin bütün bu yaptıklarınızı meydana tek tek dökeceğiz. Türkiye’nin kredi notunu düşürmüş. Ne yaparsanız yapın. Avucunuzu yalarsınız. Hiçbir şey tutturamayacaksınız” dedi.
Erdoğan, Yeşilay’ın birçok ülkede alkol, tütün, uyuşturucu madde, kumar gibi zararlı alışkanlıklarla ve teknoloji bağımlılığıyla mücadelenin adeta bayraktarlığını yaptığını belirtti.
Savaşların sadece cephede olmadığını dile getiren Erdoğan, “Asıl savaş, manevi toplumsal alanda verilendir. Zira milleti çözen, devleti çökerten asıl saha burasıdır, maneviyat alanıdır, medeniyet alanıdır, kültür alanıdır. Bu değerleri kaybederseniz çökersiniz. İçtimai yapısı bozulan, değerler hiyerarşisi alt üst olan, uğruna mücadele edecek hiçbir kutsalı kalmayan bir milleti, bir kez değil her zaman mağlup edersiniz.” dedi.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“14 yılda birçok düzenlemeyi hayata geçirdik ancak bu sürecin hiç de kolay olmadığını sizler de çok iyi biliyorsunuz. Sigara, alkol, uyuşturucuyla mücadele gibi vatandaşın sağlığını birebir ilgilendiren mevzularda dahi çok büyük engellerle karşılaştık. Başta muhalefet partileri olmak üzere, Türkiye’deki belli kesimler, sorunu başka taraflara çekmeye gayret ettiler. Alkol düzenlemesi gibi son derece masum, son derece basit bir meselede iftiralarla yalanlarla ortalığı ayağa kaldırdılar. Hiç ilgisi olmadığı halde konuyu hayat tarzı tartışmalarına çekerek, kendilerince yeni cepheler açmak istediler.”
Gelecek haziran ayında alkol düzenlemesinin yürürlüğe girmesinin 4 yılının dolacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu 4 yılda hangi vatandaşımız bu düzenleme nedeniyle sıkıntı yaşadı, kimin hayat tarzına müdahale edildi, muhalefetin iddialarının hangisi doğru çıktı? Elbette hiçbiri. Söylediklerinin hiçbiri gerçekleşmedi. Esasen bunlar çamur at, tutmasa da izi kalır mantığıyla hareket ediyorlar. Şundan emin olun, attıkları çamurların hepsi de kendi paçalarına, suratlarına yapışmıştır.” değerlendirmesinde bulundu.
“Cumhurbaşkanlığı sistemine neden karşı çıktıklarını açıklayamadıkları için eski usullere başvuruyorlar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yönetim sistemi değişikliğini rejim değişikliği olarak göstermeye çalışıyorlar. Yahu ne alakası var? İlk kez karşısında ben olurum. Bugünün işi değil 200 yıllık iştir. Biz yönetim sistemini değiştirmek suretiyle geleceğe farklı bir adım atıyoruz. Parlamentoda sürekli patinaj yapan bir sistemi değiştirmek suretiyle adeta uçmamız lazım. Bunun önünü açmamız lazım. Biz damdan düştük. Fakat bunu engellemek isteyenlerin bu ülkede sorumluluk diye bir şeyi olmadı. Olacağı da yok. Dikili ağaçları yok bu ülkede. Biz bu millete, ülkeye aşığız. Biz dertliyiz. Muasır medeniyetler seviyesine lafla çıkılmaz, icraatla çıkılır. Bu ülkeyi terörizme ve teröristlere teslim etmeyeceğiz bundan hiç endişeniz olmasın. Devletin rejimi olan cumhuriyet konusunda geri adım yoktur. Yürütmeyi doğrudan milletin emrine veriyoruz. Milletin vekalet verdiği kişiler parlamentoda akıllarına estikçe gensoru veriyor. Biliyor ki geçmez. Ama yine de veriyor. Dert hükümeti çalıştırmamak. Şimdi aslolan millet. Dolayısıyla 5 yılda bir millete gelecek. Millet memnunsa devam diyecek. Aslolan budur. En geniş manada oylama bu. Yargının bağımsızlığının yanına biz tarafsızlığını getirdik. Hem bağımsız hem tarafsız olacak. Kim, niçin karşı çıkar bunu da bilmiyorum. Çocuklara mı bırakacağız parlamentoyu diyorlar. Kendi gençliğine güvenmeyen zihniyet. Ama o gençleri 14 yaşındaki genci Kandil’e götürürken ona güveniyorsun? Diyarbakır Belediyesi’nin önünde günlerce ağlayan annelerin ahı hepsini tutacaktır. Seçmek mi zordur, seçilmek mi? Aslolan seçmek zordur. Bir zamanlar bir siyasetçi ‘Ben Taksim meydanına dört ayaklı merkep koysam seçtiririm’ diyordu. Biz 21 yaşında bir çağı kapatıp bir çağı açan Fatih’in torunlarıyız. Yapılamaz diye bir şey yok. 24-25 yaşında dev firmaların CEO’larını tanıyorum Onlar yapıyor da benim Ahmet’in, Mehmet’im neden yapamayacak? Hiç endişe etmeyin yapacak. Yürütmedeki çift başlılığın sonlandırılmasından istikrar ve güven ortamının garantiye alınmasından neden rahatsız oluyorsunuz? Rahatsızlıkları sistemden değil milletten. Gecenin hükmü, sabaha kadardır. Olay bu.”
Almanya ile olan toplantı gerilimine ilişkin Erdoğan şu ifadeleri kullandı: “Almanya’daki son gelişmeleri görüyorsunuz değil mi? Bunlar niye oluyor? Bunlar dikkat edin, yok bilmem, Die Welt’in buradaki bir temsilcisi içeri alınmış, bundan dolayı değil, bir ay bu kişi, PKK’nın bir temsilcisi olarak, bir Alman ajanı olarak, bu kişi Alman Konsolosluğunda saklanmıştır, bir ay ve ‘bunu bize teslim edin, yargılansın’ dediğimizde de vermemişlerdir. Bunu bana Şansölye Merkel söylediğinde ben kendisine şunu söyledim. ‘Sizdeki teröristler tarafımızdan isteniyor, bize ne diyorsunuz ‘yargı bağımsızdır, tarafsızdır’ diyorsunuz. Biz şu anda bağımsız ve tarafsız yargımıza güveniyoruz, verin yargılansın.’ Önce vermediler, sonra nasıl olduysa verdiler ve yargı görevini yaptı, tutukladı. Şu anda yüzlerce, binlerce terörist Almanya’da terör estiriyor dedi.
“Artık o eski Türkiye yok. Ayaklarının üzerinde dimdik duran bir Türkiye var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, sıradan bir ülke değil, bunların böyle yazılı, sözlü, şu, bu… Şimdi de bir Venedik Komisyonu raporundan bahsediyorlar. Bu Venedik Komisyonu raporu dediğiniz ne biliyor musunuz? Sadece Avrupa Konseyinin bir teknik heyeti bu, grubu, oradan verdiği bilgiyi alıyor o kadar. Yani bunların bir kıymeti harbiyesi yok. İstediğin kadar rapor yaz, senin raporlarını biz tanımıyoruz, tanımayacağız da bunu bil. Çıkıyorlar bir kampanya… Neymiş ‘kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu düşürmüş.’ Ne yaparsanız yapın, avucunuzu yalarsınız. Hiçbir şey tutturamayacaksınız. Onlar bu kararı alıyor. 18 Mart Çanakkale Köprüsü ihale ediliyor. 10 milyar doların üzerinde bedelle yüzde 50’si yabancı, yüzde 50’si yerli ihale tamamlandı. Senin raporlarını tanımıyoruz, tanımayacağız da. Bu raporlar karşısında el pençe divan duran bir iktidar var sanıyorlar. Bizim tek gücümüz millet. Değerli kardeşlerim bu duygularla herkesi Yeşilay’a destek olmaya çağırıyorum” değerlendirmesinde bulundu. (AA,DHA)