Haciz İhbarnamelerine karşı açılan menfi tespit davalarında ispat külfeti davalı alacaklıdadır. Türk Medeni Kanunu 6. Maddesi aynen şöyledir : “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Bu durumda, Medeni Yasa’nın 6. maddesi gereğince iddia sahibi iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Genel kural ve yasal düzenleme müddei iddiasını ispatlar kuralı olmakla birlikte; somut olayın durumuna ve niteliğinde göre de ispat külfeti (kanıt yükü) yer değiştirebilir. Bu bağlamda, davacı (kendisine haciz ihbarnamesi gönderilen) üçüncü kişinin açtığı davaya davalı (icra dosyasının alacaklısı) tarafından verilen cevapta, davacı ile borçlu arasında borcu doğuran bir hukuki ilişkiden söz edilmemiş; sadece davacının borçlu olmadığını kanıtlaması gerektiği ileri sürülmüş ise durum ne olmalıdır?
Bu durumda, dava dışı borçlunun davacıdan -haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü kişiden- alacaklı olduğunu belirten borç doğuran bir ilişkinin davalı (alacaklı) tarafından ileri sürülmesi gerekir.
Böyle bir ilişkiye dayanmadan soyut olarak borçlunun davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürülemez ve bu ilişkinin neye dayalı olduğu açıklanmadan davacıdan borçlu olmadığını kanıtlaması beklenemez. Davacının salt borçlunun babası olması onun borçlu olduğu sonucunu doğurmayacağından somut olayda davacının olumsuzu kanıtlama olanağı bulunmamaktadır. Biçimindeki yüksek yargı kararı Yargıtay 4. HD., 13.9.2005 T., 7367/9169 sayılı kararı…