• Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
Haber Oran
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Haber Oran
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Ana Sayfa Teknoloji

Miras Hukuku, Özgür İrade ve Çağdaş Yorumlar

17 Ağustos 2025
in Teknoloji
0
0
PAYLAŞIM
4.3k
GÖRÜNTÜLENME
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Türk Medeni Kanunu uyarınca kadın ve erkek mirasta eşit pay alırlar. Bu düzenleme, sadece bir hukuk normu değil aynı zamanda toplumsal barışı ve aile bütünlüğünü güçlendiren bir araçtır. Dinin kimi emir ve yasakları (oruç gibi) kişilerin özgür iradelerine bırakılmıştır, laiklik ilkesi gereği yasal bir düzenleme yoktur.. Elbette dini kurallar çerçevesinde miras paylaşımı yapmak isteyenler için bunun önünde hiçbir engel yoktur. Nitekim günümüzde pek çok aile, tarafların rızasıyla mirası dini ölçülere göre de taksim edebilmektedir. Ancak farklı inançların, mezheplerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı bir ülkede miras hukukunu yalnızca tek bir dinin buyruğu haline getirmek, toplumsal provokasyonlara ve çatışmalara yol açabilir. Zaten dinin temel ilkelerinden biri de “dinde zorlama yoktur” düsturudur. Dolayısıyla kamu düzeni açısından bağlayıcı olan norm, yürürlükteki medeni hukuk düzenidir. Buna rağmen taraflar kendi aralarında anlaşarak farklı uygulamalar tercih edebilirler. Yani birey, dini vecibelerini özgürce yaşayabilir; fakat hukuki uyuşmazlık doğduğunda pozitif hukuk esas alınır.

Osmanlı döneminde miras paylaşımının, günümüzdeki tartışmaların aksine, sadece katı dini kurallarla sınırlı kalmadığı, Şer’iyye Sicilleri ile ortaya konan uygulamalarda görülmektedir. Bu kayıtlara göre, bazı durumlarda kadın ve erkek çocuklar arasında mirasın eşit paylaşıldığı, bu durumun vasiyet, hibe ve mirasçıların karşılıklı anlaşması olan sulh ve teharüc gibi hukuki yollarla mümkün kılındığı tespit edilmiştir. O dönemin kadıları ve uleması, miras ayetlerini “alt sınır” olarak yorumlamış, Kur’an’da eşit paylaşıma dair açık bir yasak bulunmamasını bir serbestiyet alanı olarak değerlendirmiştir. Bu durum, İslam hukukunun özünde adalet ve esneklik barındırdığını, dini emirlerin toplumsal ihtiyaçlara ve rızaya göre yorumlanabileceğini göstermektedir.

Bu çerçevede birçok çağdaş İslam âlimi de miras ayetlerini katı bir lafzi anlayışla değil, amaçsal yorumla değerlendirmektedir. Örneğin Yusuf el-Karadavi, miras ayetlerinde belirtilen oranların “asgari hak” olduğunu, fazlasının vasiyet veya aile içi anlaşmayla verilebileceğini ifade etmiştir. Muhammed Şahrur ise erkeğe iki, kadına bir pay verilmesinin tarihsel olarak erkeğin mali sorumluluğuna dayandığını, bugün kadınların da ekonomik yükümlülükler üstlendiği için eşit paylaşımın mümkün olabileceğini savunmuştur. Türkiye’den Mustafa İslamoğlu, miras hukukunun “adalet” ilkesine göre yeniden yorumlanabileceğini belirtmiş; Vehbe ez-Zühaylî ve Ahmet Emin el-Veylî de kadının lehine düzenlemelerin vasiyet, hibe veya içtihat yoluyla yapılabileceğini dile getirmiştir. Modern İslam düşünürlerinden Fazlur Rahman ise Kur’an’ın ilk gelen ayetlerinin (Mekki ayetler) ahlaki ve adaletle ilgili evrensel ilkeleri içerdiğini, miras gibi sonraki dönemlerde gelen ayetlerin (Medeni ayetler) ise bu ilkeleri belirli bir tarihsel ve sosyal bağlama uyarladığını vurgulamıştır. Dolayısıyla günümüzde toplumsal adalet ilkesi, eşit miras paylaşımını gerektirebilir. Bu yaklaşım, amaçsal yorumun önemini güçlendiren bir çerçeve sunmaktadır.

Tüm bu görüşler, İslam hukukunun özünde adalet, maslahat (kamu yararı) ve toplumsal ihtiyaçlara göre esneklik bulunduğunu göstermektedir. Dolayısıyla günümüz hukuk sisteminde kadın ve erkeğe eşit miras hakkı tanınması, dini inançlarla çatışmak bir yana; farklı yorum imkânlarıyla da desteklenebilmektedir. Bu nedenle konunun bir tartışma konusu olarak yeniden gündeme getirilmesi, esasen gereksiz bir tahrik unsurundan öteye gitmemektedir.

Etiket: Ahmet Emin el-Veylîamaçsal yorumdini özgürlükeşit mirasFazlur Rahmanhukukdin ilişkisiİslam hukukukadın erkek eşitliğikadın haklarıkamu düzenilaiklikmiras hukukumodern İslam düşüncesiMuhammed ŞahrurMustafa İslamoğluözgür iradetoplumsal adaletTürk Medeni KanunuVehbe ez-ZühaylîYusuf el-Karadavi
  • Popüler
  • Yorumlar
  • En Yeni

Yarısı doldurulmuş bir bardağın ne kadarı boştur?

23 Mayıs 2020

ODTÜ’de okuyorum diyen biri nerede okuyor olabilir?

15 Aralık 2019

Bugs Bunny’nin rakiplerinden kırmızı saç, sakal ve bıyıklara sahip, çabuk sinirlenen, maden arayıcısı, haydut ve kovboyun adı nedir?

20 Şubat 2017

Daireye üst kattan veya çatıdan su sızarsa, ya da yağmur suyu basarsa ne yapılmalıdır?

27 Eylül 2018

Mirasçılık Belgesi almak için mirasçı olmaya gerek yok!

0

Brezilyalı Futbol Efsanesi Pele Hayatını Kaybetti

0

2023 Yılı Asgari Ücret 8500 TL Oldu

0

Volvo Yedek Parça Ankara İçinde Nereden Alınır?

0

Cumhuriyet 103 Yaşında: Ciddiyet mi, Aydınlanma mı?

21 Ekim 2026

Devlet Yönetiminde “Bizden” Değil, Hukuk ve Liyakat Esas Olmalıdır

9 Ekim 2026

Borsa Kumar Değildir; Ancak Bunun Şartı Gerçek, Şeffaf ve Denetlenebilir Bir Piyasadır

2 Ekim 2026

Umut Vermek mi, Gerçeği Söylemek mi? Hukukta Dürüstlük, Güven ve Vicdan

30 Eylül 2026
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.