Kurtulmuş’un açıklamalarından satırbaşları şu şekilde:
“Ne insan haklarına uygundur, ne demokrasiye uygundur, ne Avrupa’nın ortak değerleri denilenlere uygundur. Bakanımıza yapılan hadsiz tavır, sivil vatandaşlarımızın üzerine vahşice ve barbarca atlarla yapılan tavır kabul edilemez. Bu davranışı kabul etmediğimizi bir kere daha dile getirmek istiyoruz”
“Hollanda’da yaşadıklarımız Avrupa’nın birçok ülkesinde gelişen aşırı ırkçı, İslam ve göçmen karşıtı, Türkiye düşmanı zihin yapısının dışarı vurmuş şeklidir. Tesadüfi olmadığını görüyoruz. Bilinçli bir karşıtlığın sonucudur. Aşırı sağın ayak seslerinin yükseldiği bütün Avrupa ülkelerini etkisine aldığı dönemde Avrupa’nın siyasetçileri bu gidişe dur demezse korkarım ki birkaç sene sonra Avrupa’nın mutedil siyasetçileri kendi kampanyalarını yapamayacak duruma gelebilirler”
İzinli olarak yurt dışında bulunan Hollanda Elçisi’nin Türkiye’ye dönüşünün yasaklanması kararlaştırıldı.
Üst düzey resmi görüşmelerin askıya alınması
Diplomatik uçuşlara verilmiş olan izinler iptal edildi. Hollandalı vatandaşları ilgilendiren bir husus değil bu. Türkiye’ye gelecek veya Türkiye hava sahasını kullanacak diplomatları ilgilendiriyr bu.
Hollanda-Türkiye Meclisi arasındaki dostluk grubunun Türkiye tarafının lavedilmesi TBMM’ye tavsiye edilecek.
MÜLTECİLERİN DURUMU (BAKAN ÇELİK’İN AÇIKLAMALARI)
Mülteciler meselesi özellikle gündeme gelmedi. Biz Türkiye olarak 6 senedir 3 milyonu aşkın Suriyeli kardeşimizi ülkemize davet ettik. Bunu yaparken de hesap içinde olmadık. Batı dünyası mülteciler meselesini kendilerini ilgilendirmeye başladığı andan itibaren dikkate almaya başladı. Müzakeler yapıldı, birebir anlaşmalar yapıldı. Biz üzerimize düşeni yaptık. O anlaşma bitmiş oldu. Kusura bakmasınlar, biz mültecileri kardeşimiz olarak görürüz. Eğer gerekirse, gerekli adımları atarız, mülteciler meselesinde alınması gereken tavrı da alırız.
Keşke Avrupa Birliği kurumsal olarak Hollanda’nın yaptığı barbarlığı kınamış olsaydı.
MENBİÇ’TE PYD’NİN ÖZYÖNETİM İLANI
Biz Suriye’nin kuzeyinde Kürt kardeşlerimizin varlığından rahatsız değiliz fakat terör örgütünün bu bölgede herhangi bir varlığının hiçbir anlamı yoktur. DEAŞ’ı oradan çıkarırken, başka bir silahlı örgütü oraya yerleştirmenin kimseye faydası yoktur. Sözde özerkliğin bizim için hiçbir değeri yoktur.
EKONOMİK YAPTIRIMLAR OLACAK MI?
Hollandalı bakanları personelin Türkiye’ye inmesini ve Türk hava sahasını engelliyoruz. Biz de şu anda Ankara Büyükelçisi’nin Hollanda bu durumu düzeltene kadar Türkiye’ye gelmesini engelleyeceğiz. Şimdi bakacağız Hollanda bu durumu düzeltiyor mu?
ÖZÜR GELMEZSE TÜRKİYE’NİN TAVRI NE OLACAK?
Ortada bir kriz var. Bu krizi biz çıkarmadık. İşin bu noktaya gelmesini biz istemedik. Bu krizi ortaya çıkaranlar, telafi etmekle de sorumludurlar. Ben Hollanda hükümetinin gerekli adımları atacağına inanıyorum. (Sözcü)