“Peter Paul Rubens” ve “Eugene Delacroix” hangi sanat dalında verdikleri eserlerle bilinirler?
Resim
Peter Paul Rubens (28 Haziran 1577, Siegen – 30 Mayıs 1640), Anvers), Flaman ressam. Barok tarzın önde gelen isimlerindendir. Reform karşıtı sunak resimleri ile portreler, manzara resimleri ve mitoloji ve canlandırma öğeleri içeren tablolarıyla tanınır.
Anvers‘te Avrupa’nın önde gelen soyluları ve koleksiyoncularına resim üreten büyük bir atölye kurmuştur.
Rubens, aynı zamanda, klasik Rönesans humanizmi ile eğitim görmüş bir bilim adamı, sanat koleksiyoncusu ve de İspanya ve İngiliz kralları tarafından şövalye yapılmış bir diplomattır.
Ferdinand Victor Eugène Delacroix (Öjen Dölakrua) (26 Nisan 1798 – 13 Ağustos 1863) Fransa‘nın en önemli Romantik ressamlarından birisidir. Ressamın ifadesi güçlü fırça darbeleri ve renklerin optik etkileri üzerine çalışmaları Empresyonistleri, egzotik olana tutkusu da Sembolistleri etkilemiştir. Fransız şair Baudelaire, onu “Rönesans’ın son büyük ressamı ve modern dönemin ilk büyük ressamı” olarak tanımlar.
Ressamlığının yanı sıra iyi bir taşbasma sanatçısı da olan Delacroix, William Shakespeare‘in, İskoç yazar Sir Walter Scott‘un ve Alman yazar Johann Wolfgang von Goethe‘nin eserlerinin taşbaskılarını yapmıştır.
Michelangelo ve Rubens gibi eski dönem sanatçılarının ruhunu eserleriyle yeniden hayata geçirse de, tarz olarak onların yapıtlarından çok farklı işler ortaya koymuştur. Fransız şair Baudelaire, ressamın bireyci romantik anlayışını şöyle tanımlar:”Delacroix tutkuya tutkuyla bağlıdır, ama tutkuyu mümkün olabilecek en soğukkanlı şekilde resmetmiştir.” Delacroix, Fransız ressam Théodore Géricault‘un sanat anlayışının takipçisidir ve İngiliz şair Byron‘dan çok etkilenmiştir.
1830 yılında yaptığı Halka Yol Gösteren Özgürlük adlı yağlı boya tablosu,Fransız resim sanatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilir.