• Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
Haber Oran
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Haber Oran
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Ana Sayfa Köşe Yazıları Avukatın Günlüğü

Popülist Otokrasinin Yükselişi: Hukukun Aşındırılması ve Demokratik Değerlerin Tehdidi, Trump Örneği

21 Şubat 2025
in Avukatın Günlüğü, Teknoloji
0
0
PAYLAŞIM
4.7k
GÖRÜNTÜLENME
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Popülizmin Hukukla Çatışması

Popülist liderler, doğrudan halkın iradesini temsil ettiklerini iddia ederek kurumsal denetimi ve hukukun üstünlüğünü göz ardı edebilirler. “Halkın taleplerini doğrudan yerine getirme” iddiası, hukukun genel ve soyut olma özelliğine aykırıdır. Kurallar keyfi olarak değiştirilemez, yalnızca hukukun temel ilkelerine uygun şekilde iyileştirilebilir. Münferit olaylara dayalı subjektif değişiklikler, kamu düzenini bozarak hukuk devletini zayıflatır. Örneğin, Trump’ın “seçildim, yaparım” anlayışı, kuvvetler ayrılığı ilkesiyle doğrudan çelişmektedir. Popülist söylem, liderin doğrudan halkın taleplerini yerine getirmesi gerektiğini savunsa da, demokratik hukuk devletinde yürütme erkini sınırlandıran anayasa ve yargı, bu tür keyfi uygulamaları engellemeye çalışır.

Trump, federal görevlerdeki üst düzey çalışanları, sürelerine bakmadan istediği an görevden atma veya yerine “bizden” birini atamak amacıyla bir Başkanlık Kararnamesi çıkarmış, ancak yargı buna müsaade etmemiştir. Kamu görevlerinin liyakate göre değil, siyasi çıkarlara göre dağıtılması, kurumsal çürümeye yol açmaktadır.

Meşru Yetki ve Hukukun Aşındırılması

Vance’ın “Hakimlerin yürütmenin meşru yetkisini kontrol etmelerine izin verilmez” ifadesi, yürütmenin yetkilerini sınırlandırmaktan ziyade, “seçildim, ben yaptım oldu” anlayışına zemin hazırlamaktadır. Oysa yargı, yürütmenin takdir yetkisini değil, bu yetkinin kamu yararına uygun kullanılıp kullanılmadığını denetler. Takdir yetkisi ile keyfilik arasındaki çizginin önemi göz ardı edilerek, hukukun sınırlarını aşmaya yönelik söylemler meşruiyet kazanmamalıdır. “Meşru yetki” kavramı, hukukun belirlediği sınırlar içinde tanımlanmalıdır. Trump ve benzeri liderlerin stratejisi, bu sınırları aşmak ve “vatanı kurtarma” gibi popülist söylemlerle hukuk denetimini işlevsiz hale getirmektir.

Bürokrasinin ve Yargının Siyasallaştırılması

Modern devletlerde kamu görevlileri ve yargıçlar, politik baskılardan bağımsız olarak görev yapar. Ancak otoriterleşmeye yönelen popülist liderler, bürokrasiyi kendi siyasi ajandalarına göre şekillendirmek ve yargıyı siyasallaştırmak ister. Trump’ın yargı üzerindeki etkisini artırma çabaları ve anayasa değişikliği girişimleri, otokratik eğilimlerin klasik göstergesidir. Ayrıca, Trump yönetimi altında kamu görevlerine yapılan atamalarda liyakat yerine sadakatin esas alınması, devlet kurumlarının bağımsızlığını zayıflatmış ve toplumsal istikrarı tehdit etmiştir.

“Vatanı Kurtarma” Söylemiyle Hukukun İhlali

Popülist otoriter liderler, hukuku bir engel olarak görüp “olağanüstü koşullar” söylemiyle yetkilerini genişletmeye çalışırlar. Trump’ın “Vatanı kurtaran kişi, herhangi bir yasayı ihlal etmiş olmaz” sözü, hukuk devleti ilkelerinin nasıl göz ardı edilebileceğini göstermektedir. Bu anlayış, halkın belirli kesimlerini mobilize ederek hukuk ihlallerini meşrulaştırma yoluna gitmektedir.

Bu duruma tarihsel örnekler de mevcuttur:

  • Hitler (Almanya, 1933): “Almanya’yı iç ve dış düşmanlardan kurtarmak” söylemiyle otoriter rejimini kurdu.
  • Putin (Rusya, günümüz): “Rusya’nın güvenliği ve istikrarı için” hukuk dışı uygulamalara başvurdu.
  • Mussolini (İtalya, 1922): “İtalya’yı komünist tehditten kurtarmak” bahanesiyle demokrasiyi ortadan kaldırdı.

“Beka sorunu” ve “ülkenin zor zamanlardan geçtiği” tezleriyle özgürlüklerin kısıtlanması yerine, tam aksine temel hak ve özgürlüklerin korunması, şeffaflık ve hesap verebilirlik, gerçek istikrarın güvencesidir.

Sonuç: Popülist Otokrasinin Yükselişi

Popülist liderler, doğrudan halkın iradesini temsil ettiklerini iddia ederek, yargı denetimini zayıflatmak, bürokrasiyi siyasallaştırmak ve hukukun üstünlüğünü aşındırmak suretiyle otoriter eğilimleri güçlendirmektedir. Demokratik hukuk devleti, popülist otokrasinin temel tehditlerinden biridir ve bu çatışma günümüzde pek çok ülkede yaşanmaktadır. 1930’lardaki Mussolini, Stalin ve Hitler rejimlerinin dozunda olmasa da, günümüzde kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı gibi temel ilkelerin zayıflaması, gelecekte daha büyük sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, demokratik kurumların güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğünün korunması ve toplumda adalet duygusunun yeniden tesis edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Etiket: adaletanayasabürokrasidemokrasihukukhukuk devletihukukun üstünlüğüinsan haklarıkuvvetler ayrılığıotokrasiotoriterleşmeözgürlüklerpopülizmsiyasettrumpyargıyargı bağımsızlığı
  • Popüler
  • Yorumlar
  • En Yeni

Yarısı doldurulmuş bir bardağın ne kadarı boştur?

23 Mayıs 2020

ODTÜ’de okuyorum diyen biri nerede okuyor olabilir?

15 Aralık 2019

Bugs Bunny’nin rakiplerinden kırmızı saç, sakal ve bıyıklara sahip, çabuk sinirlenen, maden arayıcısı, haydut ve kovboyun adı nedir?

20 Şubat 2017

Daireye üst kattan veya çatıdan su sızarsa, ya da yağmur suyu basarsa ne yapılmalıdır?

27 Eylül 2018

Mirasçılık Belgesi almak için mirasçı olmaya gerek yok!

0

Brezilyalı Futbol Efsanesi Pele Hayatını Kaybetti

0

2023 Yılı Asgari Ücret 8500 TL Oldu

0

Volvo Yedek Parça Ankara İçinde Nereden Alınır?

0

DİKİZ AYNASINA BAKMA!

31 Ağustos 2026

MİLLİYETÇİLİK: AİDİYETİN ASİL HÂLİ Mİ, ÜSTÜNLÜK İDDİASININ KILIFI MI?

30 Ağustos 2026

Kutsal Değerlerin Gölgesinde Güç, İstismar ve Hukuk

16 Ağustos 2026

NATO’da Silahsızlanma ve Rusya’nın da Dahil Olduğu Yeni Bir Güvenlik Mimarisi Mümkün mü?

18 Temmuz 2026
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.