• Hakkımızda
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
Haber Oran
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Haber Oran
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Ana Sayfa Köşe Yazıları Avukatın Günlüğü

ŞANTAJ

1 Ocak 1970
in Avukatın Günlüğü
0
0
PAYLAŞIM
2
GÖRÜNTÜLENME
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

ŞANTAJ

Ankara’da, orta ve orta altı sınıfın yoğun olarak yaşadığı ve gecekondudan apartman tarzı yapılara dönüşümün gerçekleştiği Altındağ İlçesi’ne bağlı bir mahallede, bir grup gecekondu sahibi ve müşterek arsa ortakları “kat karşılığı inşaat sözleşmesi” ile arsalarını müteahhite verirler.

Müteahhit ise binada önemli eksiklikler bırakır ve “iskan raporu” da almaz. Müteahhit bir limited şirket statüsündedir. Şirket yetkilisi iskan almamakta direnmekte, eksiklikleri tamamlamamakta ve bunu dillendiren ortakları da tehdit etmektedir.

Nihayet artık kimi eksiklikleri tamamlayan arsa ortakları kendilerine ait dairelere yerleşirler, ancak, ortak alanlarda, bahçede eksiklikler halen mevcuttur ve iskan da alınmamıştır. Bununla birlikte, müteahhit sözleşmeye göre de oldukça gecikmiştir. Nihayet arsa ortakları bir araya gelirler ve müteahhite karşı, gecikmeden kaynaklı kira alacağı, eksik işler ve iskan alımı amacıyla dava açmaya karar verirler.

Görüşme ve sözleşmeler yapılarak vekaletnameleri çıkartırlar ve dava açılır. Bu yazının aslında konusu bundan sonra yaşananlarla ilgilidir.

Dava açılmasından iki hafta sonra, arsa ortaklarından birine bir ihtarname gelir. Müteahhit göndermiştir ve ihtarnamede, müteahhit, ihtar gönderdiği arsa hissedarından kendisine ait daireyi sattığı gerekçesiyle para istemektedir. Gerçek ise, müteahhit istemiş, arsa sahibi de müteahhite özgülenen yeri müteahhitin istediği kişiye satış yapmıştır. Zaten uygulamada da müteahhit genellikle yaptığı imalat aşamalarına göre hak ettiği daireleri satışı noktasında, ya arsa sahibinden vekalet alıp satmakta, ya da arsa sahibi tarafından istediği kişiye satışı yaptırmaktadır. Olayımızda ise ikincisi cereyan etmiş ve arsa sahibi müteahhitin istediği şahsa satış yapmıştır. Buna rağmen, müteahhit hiç haberi olmadığını, tapuyu incelediğinde, sözleşmeye göre kendisine ait daireyi, kendinden habersiz satıldığını ifade ederek, daire bedelinin ödenmesini istemektedir. Satıştan sonra üç yıl civarında bir süre geçmiştir. Bu ihtarı alan arsa hissedarı korkar, telaşa kapılır, neredeyse üç gün yemek yiyemez. Bu arsadan elde ettiği bir dairenin ve babasından kalan yerin icradan satılacağı endişesine kapılır. Gerçekten de zor durumdur. Üç-dört yıl öncesinin kamera kayıtlarına ulaşmak imkansız gibidir. İşte bu esnada, bu satışa ilişkin tüm delillerin toplanmasına geçilir. Alıcının müteahhitten aldığını belirtmesi işe yarayacaktır, ancak müteahhitin oldukça yakınına bu daireyi belki de emaneten satış yaptırdığı hatırlanır. Alıcının doğru söyleyeceği bu nedenle kuşkuludur. Tam bu esnada çok önemli bir husus akla gelir: tapuda, harç yatırılmasında, imzaya davet işlemlerinde taraflara telefon mesajı yolu ile bilgi verilmektedir. Hemen mesaj gönderilen telefonlar tapudan temin edilir ve telefonlardan birisi ihtarnameyi bizzat çeken müteahhit şirket yetkilisinin telefonudur. Ki, bu kişi çektiği ihtarnamede satışı üç-dört yıl sonra öğrendiğini yazan müteahhit şirket yetkilisidir.

Not:

       1. Bu olayda müteahhit yetkilisi 3-4 sene önce yapılan işlemde hiç bir imzası olmadığını düşünmekte, bundan da yararlanmaya çalışmaktadır.

       2. Kusursuz suç yoktur. Olayımızda, müteahhit yetkilisi işlem sırasında cep telefonu numarasını verdiğini unutmuş, kendisinin olayla ilgisinin olduğunun kanıtlanamayacağını düşünmüştür.

       3. Şantaj Suçu TCK 107/1-2 de tanımlanmıştır. 1. fıkra aşağıya alınmıştır.

          237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 107/(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Etiket: arsa sahibidaire satışıihtarkat karşılığı inşaat sözleşmesimüteahhitmüteahhite ait dairenin arsa sahibi tarafından satışışantaj
  • Popüler
  • Yorumlar
  • En Yeni

Yarısı doldurulmuş bir bardağın ne kadarı boştur?

23 Mayıs 2020

ODTÜ’de okuyorum diyen biri nerede okuyor olabilir?

15 Aralık 2019

Bugs Bunny’nin rakiplerinden kırmızı saç, sakal ve bıyıklara sahip, çabuk sinirlenen, maden arayıcısı, haydut ve kovboyun adı nedir?

20 Şubat 2017

Daireye üst kattan veya çatıdan su sızarsa, ya da yağmur suyu basarsa ne yapılmalıdır?

27 Eylül 2018

Mirasçılık Belgesi almak için mirasçı olmaya gerek yok!

0

Brezilyalı Futbol Efsanesi Pele Hayatını Kaybetti

0

2023 Yılı Asgari Ücret 8500 TL Oldu

0

Volvo Yedek Parça Ankara İçinde Nereden Alınır?

0

DİKİZ AYNASINA BAKMA!

31 Ağustos 2026

MİLLİYETÇİLİK: AİDİYETİN ASİL HÂLİ Mİ, ÜSTÜNLÜK İDDİASININ KILIFI MI?

30 Ağustos 2026

Kutsal Değerlerin Gölgesinde Güç, İstismar ve Hukuk

16 Ağustos 2026

NATO’da Silahsızlanma ve Rusya’nın da Dahil Olduğu Yeni Bir Güvenlik Mimarisi Mümkün mü?

18 Temmuz 2026
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • ANA SAYFA
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Hukuk
    • Hukuk Haberleri
    • Hukuk Sözlüğü
  • Köşe Yazıları
    • Avukatın Günlüğü
    • H.Erdal DEMİR
    • Ekonomik Bakış
    • GÖKYÜZÜ PUSULASI – ASTROLOJİK ÖNGÖRÜLER
  • Sağlık
  • Sanat
  • Soru-Cevap
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yayın Akışları

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.