Giriş:
Ülkemizde üzücü olaylar ve haberler her geçen gün artmaktadır. Teleferik kazaları, tren kazaları, depremler, adalet mekanizmasının çöküşü, savaşlar, enflasyon, sağlık skandalları, eğitimde liyakatsizlik, iş kazaları ve daha birçok sorun… Bu kaos ortamında ister istemez soruyoruz: “Bunun sebebi nedir?”
Nedenler: Liyakatsizlik ve Subjektiflik
Basında çıkan haberler, bu kaosun en büyük sebebinin liyakatsizlik ve subjektif değer yargılarıyla hareket etmek olduğunu gösteriyor. Sınavlarda yüksek puan alanların işe alınmadığı, liyakatsiz insanların yetkili görevlere atandığı, torpil ve nepotizmin kol gezdiği bir sistemde adalet ve dürüstlükten bahsetmek imkansızdır.
Sosyal Entropi:
Sosyal entropi, bir toplumda objektif gerçeklerden ve rasyonellikten uzaklaşarak, öznel değer yargıları ve kişisel çıkarlara dayalı bir sistemin hakim olması durumudur, toplumda düzenin ve ahlakın bozulması, kurumların işlevini yerine getirememesi ve bireylerin güven duygusunu kaybetmesi sonucunun doğmasıdır. Bu durum, liyakatsiz atamalar, nepotizm, torpil, adaletsizlik, hırsızlık ve ahlaki çöküş gibi birçok sorunun hem sebebi, hem de sonucudur..
İslamilik Endeksi ve Kul Hakkı:
Bazı istatistiklerde İslam ülkelerinin “doğruluk, dürüstlük, sözünde durma, adalet, hakkaniyet, ehliyet, liyakat, merhamet, kişisel bütünlük, sevgi, gerçeğe saygı” gibi kıstaslarda ilk sıralarda yer almadığını görüyoruz. Bunun sebebi de bu sosyal entropidir. Tipik örnek, “kul hakkının çalınması” kuralının ihlalidir. Bu durum hırsızlıktır “bu bizim arkadaşımız” denilerek yapılan adaletsizliktir. Bu gerçekte iyi niyetli gibi yapılsa da sonucu “bumerang etkisi” doğuran bir yıkımdır.
Eğitimde Subjektiflik:
Eğitimde de subjektif değer yargılarının hakim olması, eleştirel düşünmeyi yok eden, rasyonellikten uzak müfredatlar, nepotizm ve torpil ile liyakatsiz atamalar sosyal entropiyi daha da derinleştirir. Integral gibi önemli kavramların müfredattan kaldırılması, bu gidişatın bir örneğidir.
Çözüm Önerileri:
Bu kaos ortamından kurtulmak için şunları yapmak önerilebilir:
Liyakat ve objektifliğe dayalı bir sistem kurmak: Sınavlarda ve işe alımlarda liyakatin ön planda olması, (istisnalar dışında) mülakatın kaldırılması, torpil ve nepotizme son verilmesi gerekir.
Eğitimde objektif ve bilimsel müfredat uygulamak: Eleştirel düşünmeyi ve rasyonel bakış açısını teşvik eden bir müfredat, toplumun bilinçlenmesine ve gelişmesine katkıda bulunacaktır.
Adalet mekanizmasını güçlendirmek: Bağımsız ve tarafsız bir adalet sistemi, toplumda güveni ve huzuru sağlayacaktır.
Bilimsel ve akılcı bir bakış açısının teşvik edilmesi, hurafelerden ve önyargılardan uzaklaşılması negatif entropiye katkı sağlayacaktır.
Şeffaflık ve hesap verebilirliği artırmak: Kamu kurumlarının tüm işlemleri şeffaf bir şekilde yapılmalı ve halka açık olmalıdır. Denetimlerin etkinleştirilmesi, yolsuzluğun ve hırsızlığın önlenmesi için daha şeffaf bir yönetim anlayışının benimsenmesi ve sivil toplum kuruluşlarının ve bağımsız medyanın güçlendirilmesi, toplumsal bilincin artırılması faydalı olacaktır.
Toplumsal ahlakı ve değerleri yeniden inşa etmek: Dürüstlük, saygı, yardımseverlik gibi evrensel ahlaki değerlerin yeniden yüceltilmesi gerekir.
Sonuç:
Toplumda kaos ve entropinin hakim olduğu bir ortamda ne huzur ne de refah mümkündür. Liyakat ve objektifliğe dayalı bir sistem kurmak, eğitimde bilimsel müfredat uygulamak ve toplumsal ahlakı yeniden inşa etmek, bu kaos ortamından kurtulmak için atmamız gereken adımlardır. Unutmayalım ki, “ağaç meyve vererek negatif entropi üretir, biz de diğerleri için üreterek bozulmayı yavaşlatanların safında yer alabiliriz.”